Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8092 E. 2025/1822 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8092
- Karar No
- 2025/1822
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/65 E. 2022/313 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında mükerrirlik uygulamasına esas alınan Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/74 Esas, 2007/718 Karar sayılı kararının 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında mükerrirlik uygulamasına esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “...cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ilişkin kısımların çıkartılmasına ve yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma karar öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.