Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13088 E. 2025/14970 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13088
- Karar No
- 2025/14970
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2837 E., 2022/473 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun sübuta ermediği, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, tekerrüre esas en ağır ilâm niteliğinde olan 09.10.2018 kesinleşme tarihli İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/633 Esas, 2018/309 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b. maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası bulunmasına rağmen, Mahkemece 02.07.2018 kesinleşme tarihli İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/357 Esas, 2018/284 Karar sayılı ilâmın tekerrüre esas alınması ve ilamda birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık hakkında 02.07.2018 kesinleşme tarihli İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/357 Esas, 2018/284 Karar sayılı kararın tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine '' İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/633 Esas, 2018/309 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b. maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilamın mükerrirliğe esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/357 Esas, 2018/284 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca verilmiş 1 yıl 15 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.