Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7083 E. 2025/15563 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7083
Karar No
2025/15563
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2466 E., 2021/1734 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2020/2466 Esas, 2021/1734 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık müdafii 29.06.2021 tarihinde kanunî süresi içinde temyiz dilekçesi sunmuş ise de, sanığın 26.06.2025 tarihli ve devamında verdiği dilekçeler ile temyiz hakkından ferâgat ederek hakkında verilen cezaların onaylanmasını istediği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin üzerine atılı suçu kabul etmediğine ve sabıkasının bulunmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine elverişli delil bulunmadığına ve suçun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak; sanık ... yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği hâlde 09.11.2017 tarihinde sanığın savunmasının müdafii hazır edilmeden alınması, 23.06.2020 tarihli duruşmaya sanık müdafi ile katılmışsa da müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak ve tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması; sanık ... yönünden ise; ilk derece mahkemesince 09.11.2017 tarihli celsede müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı 25.06.2020 tarihli celsede mahkûmiyetine karar verilerek, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7083, K. 2025/15563, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-7083-e-2025-15563-k-c46d2f1875f3