Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6013 E. 2024/16096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6013
- Karar No
- 2024/16096
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/493 E., 2021/996 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesi Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 62. maddelerine göre belirlenen 6 yıl 3 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5 yıl 15 ay hapis cezası tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 62. maddelerine göre belirlenen 6 yıl 3 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.