Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5951 E. 2024/5292 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5951
- Karar No
- 2024/5292
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan TCK'nın 116/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık aslî dava zamanaşımının, bozma öncesi 07.04.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 23.09.2021 tarihine kadar gerçekleştiği ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir işlem de yapılmamış olduğundan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturma aşamasında mahkemece suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere müdafiin görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2.Bozma öncesi hükmün suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölümden, “ ...856,00 TL suça sürüklenen çocuk müdafii ücreti ve bozma sonrası 1 davetiye gideri 19,00 TL'nin suça sürüklenen çocuktan tahsiline...” ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.