Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4938 E. 2024/7278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4938
- Karar No
- 2024/7278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Düşme, onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'in iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan TCK'nın 116/2, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık zamanaşımının; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'in iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan TCK'nın 116/2, 119/1-c, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, 08.09.2015 olan ilk mahkûmiyet kararından, 15.04.2021 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilerek davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 2. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas - 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, suça konu eşyaların satıldığı Şifai Caran'ın 100,00 TL'lik zararının giderilip giderilmediği araştırılmadan, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca suça sürüklenen çocukların cezalarından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından; kurulan hükümlerde cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması ise sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.