Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4910 E. 2024/9913 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4910
- Karar No
- 2024/9913
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Hükümlü hakkında 27.03.2002 tarihli ve 2002/209 Esas, 2002/228 Karar sayılı kararla TCK’nın 493/2, 65/3, 81/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu kararın 16.04.2002 tarihinde hükümlünün bildirdiği adrese usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve temyiz edilmeden 29.06.2005 tarihinde kesinleştiği, bilahare mahkemece 5237 sayılı Kanun’un lehe hükümlerinin değerlendirilmesi maksadıyla dosyanın ele alınıp, duruşma açılmadan evrak üzerinde 09.06.2005 tarihli ek karar ile uyarlama yapılmak suretiyle bu kez 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143, 39/2-c, 145. maddeleri gereğince 7 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu ek kararda başvurulacak kanun yolunun ve süresinin açıkça gösterilmediği ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı anlaşıldığından, hükümlünün 24.05.2021 tarihli dilekçesinin uyarlamaya yönelik temyiz talebi olduğu değerlendirilerek, kararda yasa yolu bildirimi hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunması nedeniyle ek kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve hükümlünün öğrenme üzerine 24.05.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlü hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun'un 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün şikâyetçiye yönelik eyleminin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 142/2-d, 143, 145. maddelerine uyan hırsızlık suçu oluşturduğu, sanık hakkında 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.