Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4460 E. 2025/15399 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4460
- Karar No
- 2025/15399
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1876 E., 2019/2412 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanığın temyizinin yapılan incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyizinin yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, daha önceden birkez selamlaşan sanık ve müştekinin, pasaj içerisinde, kahvehanede oturdukları sırada, sanığın müştekiden telefonunu, babasını arayacağını söyleyip alması ve dışarıya çıkıp uzaklaşması şeklinde gerçekleştiği, telefonun, müştekinin hakimiyetinde ve zilyetliğinde bulunduğu, olayın meydana geldiği yerin sanığa bir kolaylık sağlamadığı gibi, müşteki için bir zaafiyet te oluşturmadığı, suça konu telefonun da binanın güvenliğine bırakılmadığı, müştekinin hakimiyetinde ve zilyetliğinde bulunduğu, olayın burada meydana gelmesi ile bina dışında meydana gelmesi arasında taraflar bakımından hiçbir fark bulunmadığı, bu bakımdan bu tür olaylarda, kanunun metnine ve ruhuna uygun biçimde bina ile eşya arasındaki ilişkinin niteliğinin belirleyici olarak dikkate alınması gerektiğinden usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, kararın kaldırılıp nitelikli hırsızlıktan hüküm kurulması hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir, Ancak; İddianamede sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 maddesinin uygulanması talep edildiği hâlde,sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun’un 142/2-h maddesinden uygulama yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.