Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3371 E. 2025/14127 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3371
Karar No
2025/14127
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/87 E., 2020/566 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, bozma I) Sanıklar hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki adlî para cezası ile ilgili olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararların aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, Tebliğname'ye uygun olarak, dava dosyasının itirazın merciince incelenmesi için incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II) Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin; suçu sanık ...'nın işlediğini fakat suçtan kurtulmak amacı ile tehdit ederek suça kendisini de dahil ettiğini, kendisinin tek suçunun zorla kullandığı araç olduğunu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; sanığa işlendiği iddia edilen suç ile orantısız çok yüksek miktarda ceza tayin edildiğine, İstanbul Bölge Adliye 8. Ceza Dairesine yapılan itirazlarının incelenmediğine, eksik inceleme ile gerekçe oluşturmadan istinaf taleplerinin reddedilerek hatalı bir karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin, mahkûmiyetine yeterli bir kanıt olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve koşulları oluşmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığın yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-f-h, 143. maddelerinde öngörülen suçların gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmalarının alınması ve zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık ...'a müdafii tayin edilmeden ve sanık ...'nın zorunlu müdafii karar duruşmasında hazır edilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dava dosyasının İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3371, K. 2025/14127, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3371-e-2025-14127-k-7ab04e91fbab