Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3010 E. 2024/699 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3010
- Karar No
- 2024/699
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/625 E., 2016/285 K. MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve sanık ...'in eşi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ...'in yokluğunda verilen kararın sanığın doğrudan MERNİS adresine, “MERNİS adresi” ibaresi ile tebliğe çıkarıldığı ve adreste eşine yapılan bu tebliğ işleminin usûle aykırı olduğu anlaşılmakla, sanık ve eşinin eski hâle getirme istemlerinin kabulü ile sanığın temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek ve sanık ile eşinin sundukları eski hâle getirme ve temyiz talepli dilekçeleri üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca eski hâle getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan bu konuda mahkemece verilen 22.07.2016 ve 26.07.2016 tarihli ek kararların hukuki geçerlilikten yoksun olduğu belirlenerek ve ek kararlar kaldırılarak yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Oluşa ve dosya kapsamına göre, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığa konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II- Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların mağdur ...'a ait iki adet bakır kazan, mağdur ...'ye ait bir adet tava çaldıkları, mağdur ...'a ait bir adet kazanı da çalmaya teşebbüs ettikleri olayda, söz konu eşyaların suç tarihindeki değerleri tespit edilmek suretiyle sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ...'in eşinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.