Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2958 E. 2025/12659 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2958
Karar No
2025/12659
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1722 E., 2019/3244 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin dosyada mevcut katılan ve özellikle tanık ...'in beyanlarına göre, sanık ...'ın olay günü gece geç saatlerde katılana ait ... Köyü ... obasındaki evin eklentisi niteliğindeki ahırda bulunan 1 adet danayı çalarak tanık ...'e ait araçla olay yerinden ayrıldığının sabit olduğuna, ayrıca sanık ...'ın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde müştekiyi tanıdığını, ancak iddia edildiği gibi olay günü hiçbir şekilde olay yerine gitmediğini beyan etmesi karşısında, bu durumun sanığın kullandığı GSM hattı tespit edilip, bu hattın olay tarihi itibariyle hizmet aldığı baz istasyonlarının belirlenmesi suretiyle sanığın olay yerinde olup olmadığının tespit edilip yapılacak bu işlemin sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin edilmesi gerekirken sanığın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının "kaldırılmasına", sanığın CMK 223/2-e madde gereği "beraatine" dair karar verilmesinin usûl ve esasa aykırı olduğuna; katılan vekilinin temyiz isteminin sanığın sadece inkara dayalı beyanına itibar edilerek beraat kararı verildiğine, tüm dosya kapsamında dinlenen tanık ...'in samimi beyanları ve suçun işlendiği gün yaşanan olayları tüm detayları ile anlatmış olması da sanığın üzerine atılı olan hırsızlık suçunu işlemiş olduğunun açık ispatı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verebileceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1. Katılanın, ismini veremeyeceği kişilerden sanığın kamyonet kiraladığını ve suça konu danasının tanık ... kullanımındaki ... plakalı beyaz kamyonetle görüldüğünü duyduğunu beyan etmesi, tanık ...'in olay gecesi sanığın kendisine ... yaylasından bir dana satın aldığını söyleyerek kendi aracıyla getirebilir miyiz diye sorduğunu, gece vakti olması nedeniyle ertesi gün getirmeyi teklif etmesine rağmen sanığın ısrarı üzerine gece vakti gittiklerini ve kendisi araçta beklerken sanığın danayı getirdiğini, araca yüklediklerini ve sanığın ... köyündeki evine götürdüklerini belirtmesi, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, olay tarihinde yaylaya gitmediğini beyan etmesi karşısında; sanığın suç tarihinde kullanımında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihinde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs bilgilerin) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, yapılan görüşmelerin karşılaştırılması, sanığın kullandığı telefon hatlarının suç tarihinde olay yeri ve civarından sinyal alıp almadığı, sanığın tanık ... ile arasında suç tarihinde görüşmelerinin bulunup bulunmadığı belirlenip, sanığın savunmalarının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren Dereli Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2958, K. 2025/12659, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2958-e-2025-12659-k-2079ade039bb