Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29215 E. 2026/2685 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/29215
Karar No
2026/2685
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3270 E., 2023/2547 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/1179 E., 2022/232 K. sayılı kararının katılan kurum vekilinin huzurunda verildiğine, 7 günlük istinaf başvuru süresine ilişkin gerekli tefhim yapıldığına, katılan kurum veya vekilince istinaf süre tutum dilekçesi verilmeyip, gerekçeli kararın kendilerine 02/10/2022 tarihinde tebliği üzerine 03/10/2022 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi verildiğine, yasal süresi içerisinde bulunulmuş bir istinaf başvurusu olmamasına karşın ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 16.03.2023 tarihli ve 2022/3567 E., 2023/853 K. sayılı ilâmıyla ilk derece mahkemesi kararının sanığın eyleminin sübut bulduğu ve kararın mahkûmiyet yönünde olması gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğine, İlk Derece Mahkemesince direnme yasağı gereği Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bozma ilâmına uyularak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olup kararın bozulması gerektiğine, sanığın aşamalarda değişmeyen ve tutarlılık arz eden beyanlarında suçlamayı reddettiğine, şikâyetçilerin kovuşturma aşamasında sanığın mazgalları almaya teşebbüs ettiğinden emin olamadıklarını, ortamın karanlık olduğunu, sanığın başka bir sebepten mazgalın üstüne eğilmiş olabileceğini, kolluk kuvveti olduklarını sanığın anlayamamış olabileceğini beyan ettiklerine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, şikâyetçilerin beyanlarının sanık aleyhine olmasının ve ilk tutanakların bu şekilde tutulmasının sebebinin sanıkla yaşadıkları arbede ve sanığın kendilerinden şikâyetçi olacağını belirtmesinden kaynaklı olduğuna, kamu görevlisi bekçi olan şikâyetçilerin gerçeği söylemek adına bir çekinceleri ve kaygıları bulunmadığından sanık lehine olan değişen beyanlarına itibar edilmemesinin hakkaniyetli olmadığına, dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasını gerektirir somut bir delil olmadığına, kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmemesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi gereğince sanığın koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmayacağının infaz aşamasında gözönüne alınmasına," ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29215, K. 2026/2685, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-29215-e-2026-2685-k-80a988bec683