Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28700 E. 2026/7320 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28700
- Karar No
- 2026/7320
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1261 E., 2023/1051 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması, bozma
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve itiraz yasa yoluna tabi olan hükümle ilgili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.05.2023 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 11.05.2023 tarihli ve 2022/1261 Esas, 2023/1051 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1 maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, 11.05.2023 tarihli ve 2022/1261 Esas, 2023/1051 Karar sayılı sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin aynı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğun beyanlarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü verildiğine, indirim hükümlerinin uygulanmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Katılanın suça konu ikamette babası ... 'ın ikamet ettiğini, Mayıs ayının sonlarına doğru evi kontrol ettiğinde hırszlık olayını fark ettiğini beyan ettiği, 02.06.2020 günü başka bir hırsızlık olayından dolayı yakalanan inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'in yaklaşık 15-20 gün önce inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... isimli şahıslar ile birlikte incelemeye konu hırsızlık olayını gerçekleştirdiklerini beyan ettiği, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında, suç tarihinde cezaevinde olduğunu ve atılı suçu işlemediğini savunduğu, UYAP’tan yapılan kontrolde sanığın 13.05.20 20... .08.2020 tarihleri arasında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan dolayı hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle katılan, sanık ve inceleme dışı sanık ve suça sürüklenen çocukların suç tarihinin kesin olarak belirlenmesine yönelik olarak beyanları alınarak, bu doğrultuda önceki beyanlarında bahsi geçen aralarındaki telefon yoluyla gerçekleştirdikleri iletişim bilgileri esas alınarak, baz istasyonu ve arama-aranma bilgilerinden hareketle suç tarihi tespit olunduktan sonra, sanığın suç tarihinde cezaevinde hükümlü olup olmadığı, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda ise, izin kullanıp kullanmadığının araştırılması ve varsa buna ilişkin kayıtların getirtilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Dosya içeriğine göre, 18.11.2021 tarihli duruşmada, sanığın duruşmalardan bağışık tutulmak istediği, ancak bu hususta bir karar verilmediği, sanığın hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan ... 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığın hüküm tarihinde COVİD salgını nedeniyle veya başkaca bir sebeple izinli olup olmadığı araştırılarak, izinli olmadığının anlaşılması hâlinde, sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği hususunda bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 03.03.2022 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Kaman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.