Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25343 E. 2026/7767 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25343
- Karar No
- 2026/7767
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1250 E., 2022/2762 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanıklar ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiği, mahkûmiyeti gerektirecek şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, sanıklar arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığı; sanık ...'in temyiz isteminin, suça konu olay ile bağlantısının bulunmadığı, diğer sanıkları tanımadığı, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, şüpheden yararlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın diğer sanıkların eylemlerinden haberdar olmadığı, sanığın hesabı çalınarak sanık adına işlem yapıldığı, sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, şüpheden yararlanması gerektiği; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulanmasına esas ilâmın suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle, sanığın birinci kez mükerrir sayılması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulanmasına esas alınan ve 6 yıl 3 ay hapis cezasını içeren Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2015/412 Esas, 2017/681 Karar sayılı ilâmının, suç tarihinden sonra, 31.05.2018 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydına göre de ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek başka mahkûmiyetinin bulunmaması karşısında, birinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin" kısım hükümden çıkartılarak yerine "Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2012/201 Esas, 2013/212 Karar sayılı ilamında yer alan, TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca verilip, 10.09.2013 tarihinde kesinleşmekle birlikte suç tarihinde infaz edilmemiş olan 2 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına" karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.