Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2530 E. 2023/9407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2530
Karar No
2023/9407
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/516 E., 2016/100 K. ŞİKÂYETÇİ : İçişleri Bakanlığı MAĞDURLAR : ..., ... SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, şikâyetçi İçişleri Bakanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un. 1-0 maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, aynı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; sanığın yokluğunda verilen 24.05.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın duruşmada bildirdiği ile farklı olan MERNİS adresine MERNİS şerhi ile tebliğe çıkarılması ve aynı konutta ikamet eden kızı ... imzasına tebliğ edilmesi, bunun yanında kendisine tebligat yapılan ...'ın UYAP sisteminden yapılan kontrole göre tebliğ tarihinde 18 yaşından küçük olması sebepleriyle tebliğ işleminin geçersiz olduğu, ayrıca kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören konumunda bulunan İçişleri Bakanlığına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın tebliğ edilmediği anlaşılmakla; mahkemece yapılan hükmün kesinleştirilmesinin usulüne uygun olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, denetim süresinin işlemeye başlamadığı, hükmün açıklanmasına ilişkin 18.02.2016 tarihli kararın hukuken geçerliliği bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın kavga eylemi nedeniyle polis merkezine götürüldükten sonra taşkınlık yaparak polis memurlarına hakaret etmesi ve eşyaları kırarak zarar vermesi şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 125/3-a, 125/4 maddelerinde düzenlenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 05.04.2012 tarihli sorgudan, inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve şikâyetçi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2530, K. 2023/9407, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2530-e-2023-9407-k-4265773daa79