Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25279 E. 2024/8063 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25279
- Karar No
- 2024/8063
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103420 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında, "... sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün kaldırılmasına dair Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2023 tarihli ve 2018/500 esas, 2018/591 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/618 esas, 2017/193 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10/11/2022 tarihli ve 2021/19362 esas, 2022/15734 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, dosyanın anılan Mahkemenin 2023/135 esas sırasına kayden derdest olduğu ve bu haliyle karar henüz kesinleşmediğinden tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık hakkında 31.05.2018 tarihinde karar verilerek dosyadan el çekilmesinden sonra, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hususunun düzeltilmesine ilişkin 22.02.2023 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2016/618 Esas, 2017/193 Karar sayılı dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiği (mahkûmiyet hükümlerinin önce Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2021/19362 Esas, 2022/15734 karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, İlk Derece Mahkemesinde yeniden mahkûmiyet hükümlerinin kurulması sonrası hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2023/29177 Esas sayılı dosyasında inceleme tarihinde henüz karara çıkmadığı) ve hükmün kesinleşmediği bu haliyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 31.05.2018 tarihli ve 2018/500 Esas, 2018/591 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.