Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2497 E. 2024/4579 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2497
Karar No
2024/4579
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/1627 E., 2012/780 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın 05.10.2016 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına ve eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre; mahkemenin 07.10.2016 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın savunmasında bildirdiği adresine tebliğinin yapıldığı, tebliğ mazbatasında ''en yakın komşusuna sorulduğu, muhatabın taşınmış olduğunu beyan etmesi üzerine, MERNİS kaydı olmaması sebebiyle mahalle muhtarına tebliğ edildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında adres araştırması yapılarak ikinci bir tebligat yapılmaksızın kesinleştirme işlemlerinin yapıldığı, bu nedenle yapılan tebligat işleminin usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usûle aykırı olmasından dolayı sanığın eski hâle getirme isteminin kabulü ile temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2012 tarihli ve 2009/1627 Esas 2012/780 Karar sayılı ilk hükmü ile verilen mahkûmiyet kararının, sanık tarafından temyiz edilmemesine rağmen temyiz dışı diğer sanık ...'nın temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 01.10.2014 tarihli ve 2014/3298 Esas 2014/27444 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçunun onanarak kesinleştirildiği, mala zarar verme suçu yönünden ise hırsızlık suçunun konusunun aracın mülkiyetine yönelik olması sebebiyle suç işlendiği sırasında araca verilen zararların mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının düşünülmemesi gerekçesiyle dosyanın bozularak iade edildiği, ilk derece mahkemesince bozmanın sirayet ettiğinden bahisle sanık ...'in duruşmaya dahil edilip hakkında yeniden hüküm kurularak sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmişse de, 24.05.2012 tarihli kararın tebliğ işleminin usûlsüz olması nedeniyle Kartal 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2012 tarihli ve 2009/1627 Esas, 2012/780 Karar sayılı kararının sanık yönünden henüz kesinleşmediği, bu nedenle sanık hakkında mala zarar verme suçundan sirayet ettirilen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/660 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararının sanık yönünden yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın şikâyetçinin bulvar üzerine park ettiği aracının sağ önün kapısını kanırtıp içerisine girerek düz kontak yapmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde öngörülen mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, süreyi kesen son işlem olan, mahkûmiyet kararının verildiği 24.05.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, şikâyetçinin bulvar üzerine kapılarını kilitleyerek park ettiği arabasına olay yeri inceleme raporuna göre cam civatasını kanırtmak suretiyle girip, düz kontak yaparak çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması, 2- Kolluk görevlilerince 01.11.2009 tarihinde düzenlenen olay tutanağı içeriğine göre saat 03.30 sıralarında devriye görevi ifa ettikleri sırada sanık ve temyiz dışı sanığın suça konu aracı çalmaya teşebbüs etmeye çalıştıklarının belirtildiği, UYAP'tan alınan çizelgeye göre suç tarihinde güneşin saat 06:30'da doğduğunun, gece vaktinin ise saat 05:30'da bittiğinin anlaşılması karşısında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2497, K. 2024/4579, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2497-e-2024-4579-k-1adb2384ea31