Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/23802 E. 2025/16017 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23802
Karar No
2025/16017
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1 E., 2023/719 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

I. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/1 Esas, 2023/719 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde yer alan ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve 5271 sayılı Kanunu'nun 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin gerekçeli kararının sanık müdafiine usûlüne uygun bir şekilde 15.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin 22.03.2023 tarihinde gerekçesiz bir şekilde temyiz dilekçesini sunduğu anlaşılmakla birlikte, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden itibaren 7 gün içerisinde dosyaya yansıyan herhangi bir gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II. Katılan vekilinin temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin; ''sanık hakkında üst sınırdan hüküm kurulması gerekirken takdirî indirimlerin uygulanması usûl ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/113 Esas, 2020/211 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2021/1349 Karar sayılı kararıyla özetle; "Suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, sanığın istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi ve savunmasının da zorunlu müdafii ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden müdafi bulunmadan savunmasının alınması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2021/1349 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/525 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23802, K. 2025/16017, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-23802-e-2025-16017-k-63bc121e0a12