Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/23703 E. 2025/7017 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23703
- Karar No
- 2025/7017
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3380 E., 2022/2329 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/182 Esas, 2019/17 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/2876 Esas, 2020/1276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin "Yerel mahkemenin 10.01.2019 tarihli hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsesinde, sanığın başka bir suçtan dolayı cezaevinde hükümlü bulunduğunun anlaşılmasına rağmen, kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın CMK'nın 196/4. maddesi uyarınca SEGBİS yoluyla da olsa duruşmada hazır edilmesi gerekirken, yokluğunda karar verilerek CMK 196. maddesine aykırı davranılmış olduğundan" bahisle bozulmasına karar verildiği, bozma kararının ardından Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli 2021/1 Esas, 2021/735 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2022/555 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin"; "Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 Esas, 2021/473 Kararı karşısında sanık hakkında TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinin uygulanması nedeniyle bu maddelerde öngörülen cezanın alt sınırı gözönüne alındığında CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği halde zorunlu müdafii atanmadan yargılamaya devamla karar verilmek suretiyle CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddesine muhalefet edildiğinden" bahisle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/2876 Esas, 2020/1276 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.11.2021 tarihli 2021/1 Esas, 2021/735 Karar sayılı kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2022/555 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen 07.07.2022 tarihli Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/237 Esas, 2022/642 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.