Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/23429 E. 2024/8262 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23429
Karar No
2024/8262
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86798 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını tamamlamış olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; somut olayda, katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zarar miktarının bilirkişiye hesaplattırılmadığı, katılan kurumun 09/05/2016 tarihli yazısında sanık ...’un kuruma olan borcunu ödemediğinin bildirildiği, ancak sanığın 22/12/2016 tarihli duruşmada borcunu taksitlendirerek yapılandırdığını ve taksitlerin bir kısmını ödediğini bildirip bu taksitlendirmeye ilişkin taahhüt senedi başlıklı belgenin fotokopisini dosyaya sunduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu tutanaktan dolayı oluşan zararı gidermek için kuruma ödeme yapıp yapmadığının ve ödeme yapmış ise bu ödeme miktarının ne kadar olduğunun katılan kurumdan sorularak tespitinden sonra, varsa ödenen miktarın bilirkişi tarafından hesaplanacak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zarar miktarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve karşılıyor ise sanık hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını tamamlamış olan hükümlü hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen hükümlü tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek hükümlü hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; somut olayda, katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zarar miktarının bilirkişiye hesaplattırılmadığı, katılan kurumun 09.05.2016 tarihli yazısında hükümlü ...’un kuruma olan borcunu ödemediğinin bildirildiği, ancak hükümlünün 22.12.2016 tarihli duruşmada borcunu taksitlendirerek yapılandırdığını ve taksitlerin bir kısmını ödediğini bildirip bu taksitlendirmeye ilişkin taahhüt senedi başlıklı belgenin fotokopisini dosyaya sunduğu anlaşılmakla, hükümlünün suça konu tutanaktan dolayı oluşan zararı gidermek için kuruma ödeme yapıp yapmadığının ve ödeme yapmış ise bu ödeme miktarının ne kadar olduğunun katılan kurumdan sorularak tespitinden sonra, varsa ödenen miktarın bilirkişi tarafından hesaplanacak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zarar miktarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve karşılıyor ise hükümlü hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden hükümlüye bildirim yapılarak sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23429, K. 2024/8262, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-23429-e-2024-8262-k-435ec1b004f2