Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/23424 E. 2024/5482 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23424
- Karar No
- 2024/5482
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/197 E., 2014/218 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87526 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın katılan Taner Motorcuoğlu'na ait otomobili, kapısına sert bir cisimle vurarak zarar vermek suretiyle açarak hırsızlaması eylemine ilişkin olarak Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/1996 tarihli kararı ile sanığın 765 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri gereğince 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı Kanun kapsamında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda ise sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası yanında mala zarar verme suçundan da 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında, sanığın hırsızladığı otomobile zarar verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; hırsızlık suçunun konusu olan eşyanın çalınması sırasında ya da sonrasında verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli kararının hükümlünün yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan hükümlüye tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Hükümlü tarafından inceleme konusu karara yönelik 14.02.2022 tarihli dilekçe ile eski hâle iade talebinde bulunulduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, dosyanın temyiz yoluyla Yargıtayca incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.