Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19983 E. 2025/1947 K. – Hırsızlık, İş
Konu: Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19983
- Karar No
- 2025/1947
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 04.09.2013 SAYISI : 2012/545 E., 2012/1051 K. SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen karar sanığa savunmasında bildirdiği adrese 11.12.2012 tarihinde tebliğe çıkarılmış ise de sanık tebliğ tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğundan ve kararın yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmediği gibi temyizin reddine dair 04.09.2013 tarihli ek kararın cezaevinde tebliğinin de aynı Kanun'un 263.maddesine göre yapılmadığından, sanığın asıl karara yönelik 21.08.2013 tarihli temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca süresinde olduğu anlaşılmakla, 04.09.2013 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 26.09.2013 karar tarihli, 2011/332 Esas, 2011/318 Karar sayılı ilâmı uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu davanın 22.05.2017 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeniyle düştüğü, bu nedenle bu kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; a.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.03.2016 tarih, 2015/2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamı ile "Mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK'nun 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının 1/2 oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılması isabetsizdir" şeklindeki kabulü ve ayrıca 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağı ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının 1/2 olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel ceza üzerinden indirim yapılırken 1/2 oranından daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeden ve tazminin hangi aşamada gerçekleştirildiği de belirtilmeden 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini, b.Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 26.09.2013 karar tarihli, 2011/332 Esas, 2011/318 Karar sayılı ilâmı uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu davanın 22.05.2017 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeniyle düştüğü, bu nedenle bu kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.