Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16338 E. 2024/17185 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16338
- Karar No
- 2024/17185
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2022/26 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin tüm aşamalarda, aracının kapılarını kilitlemek suretiyle sokağa park ettiğini ve yedek anahtarı bulunmayıp tek anahtarın da kendisinde olduğunu belirttiği, sanığın ise soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinde suça konu otomobilin içine bilmediği bir şekilde girerek hatırlamadığı bir teknikle aracı çalıştırdığını ifade ettiği, kovuşturma aşamasındaki 01.07.2021 tarihli celsede ise kontak anahtarının vites kolunun yanında olduğunu ve aracı terk ederken anahtarı üzerinde bıraktığını ifade ettiği hâlde, aracın kolluk tarafından olaydan bir gün sonra terk hâlde bulunduğu esnada anahtarın üzerinde olmadığının tespit edilmesi karşısında, sanığın suça konu aracı tespit edilemeyen bir şekilde açıp, yine tespit edilemeyen bir şekilde çalıştırmak suretiyle çaldığı olayda, sanığın eyleminin suç tarihine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1 maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, Kabule göre de; 2-1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ''Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.'' şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hak uygulamasının, sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı ve tüm maddeler uygulanıp bulunan sonuç cezanın önceki verilen cezadan fazla olması hâlinde, infazın önceki ceza miktarı üzerinden yerine getirilmesine karar verilmek suretiyle yapılmasının gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1 ve 143. maddelerine göre belirlenen cezadan sonra 17.10.2019 tarihli mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizce kurulan 23.10.2020 tarihli 2020/3022 Esas sayılı bozma ilâmının gerekçeleri arasında yer alan, şartları oluşmayan 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması ve bu uygulanırken de kazanılmış hakkın gözetildiğinin belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.