Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15810 E. 2024/17179 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15810
- Karar No
- 2024/17179
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1290 E., 2023/351 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I)Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Diğer temiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Şikâyetçinin çalınan malzemelerinin değerinin 700,00-800,00 TL civarında ettiğini söylediği, bu sebeple değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanamayacak olmasına rağmen, Mahkemece hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145.maddesi uygulandığı, ancak hükmün gerekçesinde "çalınan kolaların yanı sıra içeriden yazar kasa da almış olmaları birlikte gözetildiğinde değer azlığı indirimi yapılmamıştır" şeklindeki açıklama nedeniyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi, 2)Şikâyetçinin bozma öncesi ilk celsede zararının giderildiğini beyan ettiği, ancak ne zaman giderildiğine dair bir belirleme yapmadığı anlaşılmakla, şikâyetçiden zararının ne zaman giderildiği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 168/2.maddesi uyarınca hüküm kurulması, 3)Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunacak cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesi gereğince önce anılan Kanun'un 31/3. maddesi gereğince yaş küçüklüğü indirimi, daha sonra ise cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep olarak yine anılan Kanun'un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık indirimi yapılması gerekirken sıralama hatası yapılması sonucu önce etkin pişmanlık indirimi ve daha sonra yaş küçüklüğü indirimi yapılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.