Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15183 E. 2025/19032 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15183
- Karar No
- 2025/19032
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/631 E., 2022/1766 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; çalındığı iddia edilen malzemelerin tamamen açık bir alanda bulunması ve etrafının çevrili olmaması, herhangi bir ikaz levhasının olmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde hurda toplayarak geçimini sağlayan sanığın hırsızlık kastıyla hareket etmediği, bu doğrultuda kastın bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, aksinin kabulü halinde eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturacağı ve dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin, gerekçe olarak belirtilen kast yoğunluğu sebebinin açıklığa kavuşturulmamasının, devamında sanık hakkında iyi hal indirimi uygulandığı gözetildiğinde usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğine göre, boya söküm işlemleri tamamlandıktan sonra sevk edilmek üzere iş yerinin dış duvarı önünde bulunan sokak üzerindeki kaldırıma muhafazasız şekilde istiflenen jantların çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu iş yerinin bulunduğu sanayi bölgesi içerisinde jantların sevk için iş yeri önünde bırakılması şeklinde bir adet olup olmadığı yerel bilirkişi marifetiyle tespit edilerek; böyle bir adet bulunması hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi gereği, adetin bulunmaması halinde ise aynı Kanun'un 141/1. maddesi gereği hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Manisa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.