Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14603 E. 2025/20741 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14603
- Karar No
- 2025/20741
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1464 E., 2022/380 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/1464 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafinin temyiz isteminin; "sanığın savunması doğrultusunda sanığın isnat edilen suçu işlemediği sabit olması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesine, eylemin teşebbüste kalması zararında olmadığı nazara alınarak teşebbüs indirim oranın üst hadden yapılması gerektiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu, sanık ... müdafinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığına, orantılılık ilkesine aykırı davranılmasına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların, tanık ...'in inşaat halindeki binasından müştekiye ait güvercinleri çaldıktan sonra tanık tarafından görülmeleri üzerine suça konu güvercinleri bırakarak kaçtıkları ancak güvercinlerden beş tanesinin ölmesi karşısında sanıkların eylemlerinin tamamlandığı gözetilmeden, TCK'nın 35. maddesi gereğince teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.