Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13474 E. 2025/15941 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13474
- Karar No
- 2025/15941
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1799 E., 2022/70 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 27. Asliye Ceza 18.06.2019 tarih ve 2016/521 Esas, 2019/593 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 16.12.2020 tarih ve 2019/2611 Esas, 2020/2388 Karar sayılı kararı ile, “Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarih 2020/1421 Esas 2020/9249 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK'nın 142.maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62.maddesinde yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara TCK'nın 142/2-h, 143.maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 150/3.maddesi uyarınca kendilerine vekil seçmeleri gerektiğinin hatırlatılması, kendileri vekil seçebilecek durumda değiller ise sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği ancak ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden, yargılamaya devamla sanıklar hakkında hüküm kurularak aynı kanunun 188/1. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlandığı, bu suretle sanıkların müdafileri olmaksızın savunmaları alınarak 5271 sayılı CMK'nın 289/1-e maddesine aykırı davranılması, '' nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 16.12.2020 tarih ve 2019/2611 Esas, 2020/2388 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarih, 2021/303 Esas, 2021/803 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.