Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13465 E. 2023/4027 K. – Mala Zarar Verme

Konu: Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13465
Karar No
2023/4027
Karar Tarihi
Konu
Mala Zarar Verme

.. ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/486 E., 2022/962 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.06.2014 tarihli ve 2014/12410 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2014/325 Esas, 2015/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2020/25229 Esas, 2022/7544 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesine uymasına rağmen sanık hakkında aynı Kanun'un 152/1-d maddesi uyarınca fazla ceza tayini sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/486 Esas, 2022/962 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi, sanığın suçu işlediği sabit olmasına rağmen ve eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 152/1-d maddesine uymasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında katılana karşı mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı, olay tarihinde ... Sokak üzerinde bulunan arazideki sulama hortumunun sanık tarafından kesildiğinin iddia edildiği, katılanın beyanında kendisine ait olan sulama borularının sanık tarafından kesildiği belirtilerek şikayetçi olduğunu söylediği, sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında suça konu yerin zilyetliğinin kendisine ait olduğunu ancak kendisine ait olan yerin kadastroda katılan adına birtakım kişilerce yazdırıldığını, bununla ilgili kadastro davalarının devam ettiğini, herhangi bir boruya ve hortuma zarar vermediğini, aksine sondaj kuyusu ve boruların kendisine ait olduğunu söyleyip faturalar ibraz ettiği, soruşturma aşamasındaki ifadesinde ise suça konu arazinin daha önce babasının zilyetliğinde olduğunu, bu arazinin 20 dönümünün babası tarafından katılana zilyetliğinin devrettiğini, geri kalan 20 dönüm arazinin zilyetliğinin kendisinde olduğunu, bu yerle ilgili olarak sondaj aboneliği başvurusunda bulunup özel hat çektirdiğini, bu amaçla sulama hortumu ve boruları aldığını, kendi zilyetliği olan yeri de katılana araç devri karşılığında devrettiğini, ancak araç devri olmadığı için zilyetliği geri aldığını, zilyetliğin halen kendisinde olduğunu ve sondaj aboneliği ile sulama boruları ve hortumların kendisine ait olduğunu söylediği, sanığın amcası olan tanık ...'nın ifadesinde sulama borusuna bizzat sanığın zarar verdiğini gördüğünü söylediği, yine sanık savunmasında belirttiği Kadastro Mahkemesindeki dosyaların UYAP'tan bir suretinin getirtildiği, ilgili dosyalar incelendiğinde suça konu yerin de dahil olduğu oldukça geniş bir alanda çok sayıda kişi arasında zilyetlik arasında dava ve husumet durumunun devam ettiğinin görüldüğü, bu hususla ilgili Antalya Kadastro Mahkemesinin 2010/748 Esas sayısı ile açılan dava dosyasının 2010/171 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, bu dosyada verilen kararın da ilgili Yargıtay dairesince kimin hangi yere ilişkin zilyetliğinin tam olarak tespit edilemediğinden mahalli bilirkişiler de dinlenilerek ve olay yerinde keşif yapılması gerekçesiyle bozulduğu, aynı Mahkemenin 2022/48 Esas sırasına kaydedilen dosyada yargılamanın devam ettiği ve halen derdest olduğunun görüldüğü, bu hususlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede her ne kadar sanığın suça konu hortuma zarar verdiği hususu amcasının oğlu olan tanık ...'in ifadesi ile sabit ise de suça konu yerin zilyetliğinin ve eşyanın mülkiyetinin kime ait olduğu hususunun çekişmeli olduğu, bu hususta yukarıda belirtildiği şekilde Antalya Kadastro Mahkemesinde yargılamanın yürütüldüğü, bu çekişmeli alanda bulunan sondaj kuyusu ve kuyuya bağlı sulama boruları ve hortumlarına dair sanığın abonelik ve bu eşyaları satın aldığına ilişkin faturalar ibraz ettiği, suça konu alanın zilyetliğinin ve bu eşyaların mülkiyetinin sanığa ait olup olmadığı noktasında şüphe oluştuğu, taraflar arasında ihtilafın devam etmesi nedeniyle sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2014/325 Esas, 2015/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2020/25229 Esas, 2022/7544 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesine uymasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/1-d maddesi uyarınca fazla ceza tayini sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmesine rağmen mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı konusunda karar verilmeden sanık hakkında sanığın suç işleme kastı olmadığından hareketle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre; 2.Tesis niteliğinde olmayan katılana ait sulama hortumunun kesilerek zarar verilmesi eyleminde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/486 Esas, 2022/962 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13465, K. 2023/4027, T. 05.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-13465-e-2023-4027-k-d4953ece2e0a