Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1259 E. 2025/3056 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1259
Karar No
2025/3056
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 06.09.2022 SAYISI : 2020/1045 E., 2022/468 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Temyize gelmeyen sanığın yokluğunda verilen hükmün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre, öncelikle sanığın 02.01.2020 tarihli duruşmada bildirdiği ''Onur Mahallesi 74070 Nolu Sokak No: 5, Şahinbey/Gazinatep'' ve istinaf dilekçesinde bildirdiği ''Cengiz Topel Mahallesi, Handoç Caddesi, No:87/1 Pazarcık/Kahramanmaraş'' adresine tebliğe çıkarılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (MERNİS), bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese MERNİS şerhi ile yapılması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda verilen hükmün savunması sırasında bildirdiği adres son bilinen adresi kabul edilerek doğrudan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olduğu, sanığın 23.12.2022 tarihli dilekçesinde dosyanın öne alınması ve temyiz isteminde bulunduğu, sanık müdafinin 15.08.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından da temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde bulunduğu, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, mahkemenin 06.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; tebligatın usule aykırı olduğuna, kolluk ifadesinin müdafii atanmadan alındığına, talebi olmasa da müdafii atanmasının zorunlu olduğuna; sanığın temyiz isteminin, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “...cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkmesi 7. Ceza Dairesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1259, K. 2025/3056, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-1259-e-2025-3056-k-395e266b4ee7