Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12186 E. 2025/16153 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12186
- Karar No
- 2025/16153
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1875 E., 2021/2980 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ... müdafiinin, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı temyiz etmediği ve Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/1. madde son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35/2-3. maddeleri gereğince kararın sanığın kendisine de tebliğinin gerektiği hususları dikkate alındığında, yokluğunda verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine 14.11.2022 tarihinde tebliğ edilen hükmü 23.11.2022 tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık ...'ın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında teşdid yapılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hak ve orantılılık ilkeleri gözetilmeden hüküm kurulduğuna ve suç işleme kastı da olmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanık ...'ın temyiz isteminin, diğer sanığın eylemine katılmadığına, suç işlemediğine, hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2010/157 Esas, 2010/195 Karar sayılı ilâmı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5 yıl hapis cezasının yanısıra 100,00 TL adli para cezasına da hükmedildiği halde, sanık hakkında yalnızca hapis cezasının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Torbalı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.