Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12103 E. 2025/14949 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12103
Karar No
2025/14949
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/956 E., 2021/3032 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/956 Esas, 2021/3032 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/159 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi uyarınca kurulan 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, psikolojik sorunlar yaşadığı bir zamanda, sinir krizi geçirerek bir anlık öfke ile iki araca zarar verdiğine, ancak araçların içine kesinlikle girmediğine, herhangi bir şey çalmadığına ve hükmün lehine bozulmasını talep ettiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili sanık hakkında eksik inceleme sonucu verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi olduğuna, ancak müvekkilinin atılı suçu işlediğinin ispatlanamadığına, soyut beyanlar dışında başkaca hiçbir delil bulunmadığına, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği müvekkilinin beraati gerektiğine, suçun işlendiğinin sabit olduğu kanısına varılabilmesi için yerel mahkemece tüm delillerin toplanmasının, çelişkilerin giderilmesinin, gerekli kriminal incelemenin yapılmasının gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/12103, K. 2025/14949, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-12103-e-2025-14949-k-ef3d00f99e41