Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11214 E. 2023/6420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11214
Karar No
2023/6420
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/125 E., 2019/2194 K. SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, 2863 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/2194 Karar sayılı kararının, sanıklar ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. 2863 sayılı Yasaya Muhalefet Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan, 2863 sayılı Yasa'nın 65/1. maddesi uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 160,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve bu cezaların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık tarafından bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen 160,00 TL adlî para cezasının 80,00 TL adlî para cezası olarak düzeltilmesine karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine incelenmek üzere Dairemize gönderildiği belirlenerek yapılan inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesince sanık hakkında, 2863 sayılı Yasa'nın 65/1. maddesinde düzenlenen 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adlî para cezası öngören ve bu nedenle üst sınır itibarîyla kesin nitelikte olup Yargıtayca incelenemeyecek olan suç uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezasına karar verilip 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi hükümleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince kararın niteliği gözetilmeden içine girilip sanık hakkındaki adlî para cezası indirilmek suretiyle hapis ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkındaki en lehe karar olması sebebiyle kesin nitelikteki hukuka aykırı bu karara karşı aynı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süreye bağlı olmaksızın sanık lehine itiraz yoluna gidilebileceği mümkün görüldüğünden, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II.2863 sayılı Yasaya Muhalefet Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında, Refahiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2016/36 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan, 65/1. maddesi uyarınca kurulan hükümdeki hapis adlî para cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen "10 ..., 8 ... ve 160,00 TL ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "5 ..., 4 ... ve 80 TL" ibarelerinin yazılmasına ilişkin düzeltilerek esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, III. Hırsızlık Suçundan Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca Refahiye Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/11214, K. 2023/6420, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-11214-e-2023-6420-k-d445ced0ca86