Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/864 E. 2025/3950 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/864
- Karar No
- 2025/3950
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/581 E., 2019/2103 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkikerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suçtan zarar gören Türk Telekom A.Ş. vekilinin 14.11.2018 tarihli dilekçesi ile davaya katılmayı talep ettiği anlaşılmakla hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, savunmasına itibar edilmediğine, araç kılıfında yağ bulunduğuna, kesilen kablolar açık alanda bulunduğuna, somut delil olmadığına, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin alt sınırdan ceza verildiğine, TCK'nın 35. ve 62. maddelerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık hakkında Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2018 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/442 Esas, 2018/613 Karar sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ile suçtan zarar gören kurum vekilinin kararı istinaf etmeleri üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi duruşma açarak, sanığın yakalama ile başka mahkemede müdafii atanmadan TCK'nın 142/1-a, 142/5, 143. maddelerinden ek savunma hakkı verildiği ve sonrasında aynı maddelerden hüküm kurulduğu anlaşılmakla, 8.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası olduğu dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunması alınması gerektiği gözetilmeden ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 142/5, 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Suçtan zarar gören Türk Telekom A.Ş. vekilinin 14.11.2018 tarihli dilekçesi ile davaya katılmayı talep ettiği halde bu hususun değerlendirilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan başka yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/581 Esas, 2019/2103 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.