Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/6693 E. 2025/6371 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6693
- Karar No
- 2025/6371
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1080 E., 2020/1262 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/582 Esas, 2018/ 1081 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/716 Esas, 2019/2082 Karar sayılı kararı ile sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin, olay tarihinde sanık ve suça sürüklenen çocukların bisikletlerin ayrı ayrı mağdurlara ait olduğunu bilmeleri durumunda her bir müştekiye karşı eyleminin ayrı suç oluşturacağı gözetilip, bisikletler üzerinde farklı müştekilere ait olduğunu gösteren isim veya işaretlerin bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre hükümler kurulması gerektiği ve konut dokunulmazlığının ihlal eyleminin tek suç oluşturacağı gözetilmeyerek, zincirleme suç kabulüyle fazla cezaya hükmolunması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/716 Esas, 2019/2082 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2020/33 Esas, 2020/114 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.