Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/6138 E. 2025/4263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6138
Karar No
2025/4263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/569 E. 2022/427 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde; 5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.500,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak verilen istinaf isteminin reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, temyizinin mümkün olmaması karşısında; sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedeninin incelenmesinde ise; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, “ beraat kararı verilmesi gerektiğine, şüpheden sanığın faydalanması gerektiğine ” ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2014/318 Esas ve 2020/153 Karar sayılı dosyasından sanık hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/1294 Esas ve 2021/912 Karar sayılı kararı ile ''Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine" gerekçesi ile sanık hakkındaki hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/378 Esas ve 2021/840 Karar sayılı kararının 2. kez istinaf edilmesi üzerine bu kez Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/569 Esas ve 2022/427 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ancak verilen bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bozma nedeni olarak gösterilen ve yukarıda sayılan hukuka aykırılığın bu bent kapsamına girmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli 2020/1294 Esas, 2021/912 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarih 2021/378 Esas, 2021/840 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/6138, K. 2025/4263, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-6138-e-2025-4263-k-8dc24b50e547