Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5527 E. 2025/5992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5527
Karar No
2025/5992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1259 E., 2020/665 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hırsızlık suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, hırsızlık kastının olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği hâlde, her ne kadar karar, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümden sonra vekâletname sunan sanık müdafii tarafından hüküm temyiz edilmiş ise de, sanığın savunmasının alınması sırasında ve 04.02.2019 tarihli hüküm celsesinde müdafi atanmadan savunması alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5527, K. 2025/5992, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-5527-e-2025-5992-k-df18c183ec10