Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5362 E. 2025/5561 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5362
- Karar No
- 2025/5561
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3645 E., 2019/2556 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararının verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedildiği anlaşılmakla hükümlerin temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, yeterli araştırma yapılmaksızın ve suçun oluştuğuna dair hiç bir maddi olgu bulunmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, katılan ...'nın soyut ve mesnetsiz iddialarını dikkate alarak hüküm kurulduğuna ve olayda görgü tanığının bulunmadığına" ve sanık ...'ün temyiz isteminin "katılanın çelişkili beyanları dışında hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması için delil bulunmadığına, kamera görüntülerinin net olmayıp görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığına, İlk Derece Mahkemesinin kararında olduğu gibi, suç vasfının basit hırsızlık olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve diğer sanık ile bir samimiyetinin bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında, mahkûmiyet hükmü kurularak verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ün yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.