Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4822 E. 2025/4936 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4822
- Karar No
- 2025/4936
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/428 E., 2019/429K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında sadece hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği, sanık ...'ın, hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği, sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; I) Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin, " cezalandırılabilmesi için dosyada aleyhe olabilecek, kesin, yeterli delil bulunmadığına, iftira üzerine ceza aldığına" yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın cezalandırılabilmesine yeterli olabilecek somut, kesin, yeterli delil bulunmaksızın soyut deliller ile ceza verildiğine, çelişkiler üzerine hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine" ilişkin olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise" sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine" dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A) Sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN İSTEM GİBİ ONANMASINA, B) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması zorunluluğundan, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.