Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/2794 E. 2024/14660 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2794
- Karar No
- 2024/14660
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/232 E., 2021/369 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanığın yüzüne karşı verilen 23.12.2021 tarihli kararda temyiz süresinin tefhimden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; yüzüne karşı verilen kararı 07.01.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydında yargılamaya konu suç tarihinden önce kesinleşmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunması sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait olup çalınan hayvanlardan iki tanesinin soruşturma aşamasında yapılan arama sırasında kolluk görevlilerince ele geçirildiği, kesilmiş vaziyette bulunan iki hayvanın bedelinin ise sanık tarafından ödendiği anlaşılmakla birlikte; katılana bahsi geçen ödemenin zamanı sorulmadan, soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.