Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14368 E. 2023/1871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14368
Karar No
2023/1871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/287 E., 2019/269 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, temyiz isteminin reddi Sanık ...'ın temyiz isteğinin; 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra öne sürüldüğü belirlenmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.08.2007 tarihli ve 2007/1860 Soruşturma numaralı iddianame ile; sanıklar hakkında "olay günü gündüz saatlerinde katılana ait ikamete girdikleri ve evde bulunan ziynet eşyaları ile cep telefonunu çaldıkları, aynı gün yapılan üst aramalarında müştekiye ait 11 parça ziynet eşyasının üzerlerinde bulunarak katılana iade edildiği" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve 53/1 maddeleri gereğince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2011 tarihli ve 2011/49 Esas, 2011/176 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince verilen hapis cezasının ertelenmesine; konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, aynı Kanun'un 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine ve neticeten 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve adli para cezasının 10 eşit şekilde taksitlendirilmesine karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.04.2017 tarihli ve 2017/892 Esas, 2017/3795 Karar sayılı ilâmıyla özetle; "eksik araştırma, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hapis cezasının para cezasına çevrildiği sırada uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, hırsızlık suçu bakımından suç vasfında hatalı değerlendirme yapıldığı" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2017/287 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince verilen hapis cezasının ertelenmesine; konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan suçundan, aynı Kanun'un 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun'un 52/2-4. maddeleri gereğince neticeten 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve adli para cezasının 10 eşit şekilde taksitlendirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'in temyiz istemi, "verilen cezayı temyiz etmek istediğine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihi olan 31.05.2007 günü saat 09.00 sıralarında evden ayrılan katılanın aynı gün 18.00 sıralarında eve geldiğinde, ikametinden çeşitli ziynet eşyalarının ve telefonunun çalındığını fark ettiği, aynı gün saat 17.00 sıralarında daha önce meydana gelen başka bir hırsızlık soruşturmasına esas olmak üzere devriye görevi yapan kolluk görevlilerince sanıkların da aralarında bulunduğu grubun durdurulduğu ve sanıkların üzerlerinde yapılan aramada katılana ait birtakım eşyaların ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, suça konu eşyaların üzerinden çıkmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlama konusunda inkârda bulunmuştur. 3. Sanık ... ve haklarında beraat kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... ve ... ve hakkında düşme kararı verilen suça sürüklenen çocuklar ... ve ... inkâr içeren savunmada bulunmuşlardır. 4. Bozma sonrası dinlenen tutanak tanıkları, katılanın ikametinden çalınan ziynet eşyalarının sanıklar ... ve ...'un üzerinden çıktığının belirtildiği 31.05.2007 tarihli kolluk tutanağı içeriğinin doğru olduğunu beyan etmişlerdir. 5. Katılanın ikâmetinden çıkarken, kapıyı 3 tur kilitlediğini, döndüğünde ise kapının kapalı; ancak kilitli olmadığını beyan ettiği, görgü tespit tutanağında ise, ikâmetin kapısının kilidinin sağlam olduğu, herhangi bir zorlama izinin bulunmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Yönünden; Sanığın yokluğunda verilip 26.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, sanık tarafından karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.05.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, aynı Kanunu'nun 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Yönünden; Sanık ...'ın diğer sanık ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte gündüz vakti sayılan zamanda katılanın ikametine girerek hırsızlık yapması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 aynı Kanunu'nun 116/1 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıl asli zamanaşımının ilk mahkûmiyet tarihi olan 15.04.2011 tarihinden 2. mahkumiyet tarihi olan 12.06.2019 tarihine kadar geçmiş olduğu ve bu nedenle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüş ve sanık hakkında atılı suçtan düşme kararı verilmesini gerektirmiştir. C. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden; Dairemizin 03.04.2017 tarihli ve 2017/892 Esas, 2017/3795 Karar sayılı bozma ilâmına 24.11.2017 tarihli duruşmada uyulmasına karar verildiği halde, Mahkemece gerekçeli kararda suç vasfı bakımından "her ne kadar katılan kapıyı üç tur kilitlediğini beyan etmiş ise de hırsızlık eyleminin anahtarla işlendiğine ilişkin katılanın kapıyı kilitlediğine ilişkin soyut beyanı dışında somut bir delilin olmadığı değerlendirilerek 142/2-d maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde gerekçe belirtilmiş ise de; bu kararın direnme mahiyetinde olmadığı, zira bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 24.11.2017 tarihli bozma ilâmımızda da belirtildiği üzere; oluş ve dosya kapsamına göre; katılanın olay günü saat 09.00 sıralarında evden çıkarken kapıyı üç kez kilitlediğini, saat 18.00 sıralarında eve geldiğinde ise, kapının kapalı olup kilitli olmadığını, anahtarı çevirmeden kapı koluna bastığında kapının açıldığını belirtmesi, ayrıca 31.05.2007 tarihli görgü tespit tutanağına göre, evin giriş kapısındaki kilit aksamının sağlam olup, herhangi bir zorlama izi olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2017/287 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2017/287 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2017/287 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14368, K. 2023/1871, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14368-e-2023-1871-k-94dbf21a2aa5