Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13322 E. 2025/14383 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13322
Karar No
2025/14383
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1118 E., 2021/1479 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezaların türü ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın yalnızca şikâyetçi İbrahim'e ait tırdan 20 litre benzin aldığına ve şikâyetçiye iade edildiğine, iki suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin kesin bir şekilde tespit edilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2015/93 Esas, 2019/855 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/801 Esas, 2020/1796 Karar sayılı kararı ile; ilk bozma nedeni olarak, kovuşturma aşamasında sanığın sorgusu yapılırken soruşturmada kolluk tarafından tanzim olunan tutanakların, tutanak ismi ve tarihleri açıkça bildirilerek okunması ve sanığın diyeceğinin sorulması gerektiği gözetilmeden soyut ifadelerle dosyadaki doğum ve sabıka kaydının okunduğunun bildirilmesinin yeterli olmadığı, kovuşturma evresi açısından ikame edilmemiş olan bu delilin, 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i. maddesi kapsamında "Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" kuralını ihlal ettiği, ikinci bozma nedeni olarak da 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanma koşullarına ilişkin eksik incelemeyle karar verilmesi nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği; ancak ilk bozma nedeninin 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i. maddesi kapsamında bulunmayıp, aynı Kanun'un 289/1-h. maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, ikinci bozma nedeninin ise eksik incelemeyle uygulama hatası yapılmasına ilişkin olup, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/801 Esas, 2020/1796 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/735 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek ve sanık hakkında şikâyetçi ...'na karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.07.2021 tarihli ve 2021/1118 Esas, 2021/1479 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13322, K. 2025/14383, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13322-e-2025-14383-k-b1ec26bc3d9e