Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12961 E. 2025/10434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12961
Karar No
2025/10434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2963 E., 2021/3332 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/505 Esas, 2019/137 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/1441 Esas, 2020/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın hükmün tefhim olduğu celse hazır edilmeden yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin açıklanmaması, müşteki hakkında katılma kararı verildiği halde gerekçeli karar başlığında sıfatının müşteki olarak gösterilmesi ve sanığa atanan müdafiinin ücretinin sanıktan alınmasına karar verilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/1441 Esas, 2020/98 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2020/112 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12961, K. 2025/10434, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12961-e-2025-10434-k-b31398c32cde