Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12003 E. 2025/8084 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12003
- Karar No
- 2025/8084
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1744 E., 2021/2423 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/273 Esas, 2020/260 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/2612 Esas, 2020/2534 Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda; Müşteki ...'in dosyaya ibraz ettiği 24/11/2020 havale tarihli dilekçesinde telefonun değerinin 200-250 TL civarında olduğunu belirtmiş olması karşısında; suça konu cep telefonunun ikinci el değeri işin ehli bir bilirkişiye tespit ettirildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulama yeri olup olmadığının karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılıp sonuca bağlanması gerekli iken, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/2612 Esas, 2020/2534 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/366 Esas, 2021/17 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, gerektiğinde duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.