Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11979 E. 2025/5770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11979
Karar No
2025/5770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/346 E., 2021/1477 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/847 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2019/2809 Esas, 2020/1148 Karar sayılı kararı ile, "CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafi görevlendirilmesi gerektiği ve iddianamede sanığın TCK'nın 142/2-h 143/1. maddeleri gereğince yargılanmasının talep edildiği hususu gözetildiğinde sanığın sorgusu sırasında zorunlu müdafiinin görevlendirilmesi gerektiği nazara alınmadan, sorgu sırasında hazır bulunması gereken zorunlu müdafiinin yokluğunda duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm verilmesinin CMK'nın 280 ve 289/1-e maddeleri anlamında anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olduğu" gerekçesi ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’unun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2019/2809 Esas, 2020/1148 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2020/365 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11979, K. 2025/5770, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11979-e-2025-5770-k-bb60f01b040c