Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17657 E. 2025/5416 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17657
- Karar No
- 2025/5416
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/83 E., 2015/35 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredikurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde, Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde, Sanığın, suça konu sahte çeki yetkilisi olduğu ... Tektsil İplik İnş. Tur. Paz. San ve Dış. Tic. Ltd. Şti'ne ait kaşe ile kaşeleyip, imzalayarak ciro ettikten sonra piyasaya sürdüğü iddia olunan olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, A. Suça konu çekin keşidecisi olarak görünen ... İnşaat ve Tekstil Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan ve temyiz incelemesine konu davada mağdur sıfatıyla yer alan ...'ın yazı ve imza örneklerinin alınıp, çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların adı geçenin eli ürünü olup olmadığının tespiti, suça konu çekin arka yüzünde ciroları bulunan şahıs ve şirket yetkililerinin beyanlarının alınarak, suça konu çeki hangi ticari ilişki kapsamında kimden aldıklarının belirlenmesi ve ilgili ticari ilişkiyi ispata yarar belgelerin temini ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B. Dosya kapsamındaki Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 04.09.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanığın "sağda total, solda ileri derecede sensörinöral tipi işitme kaybı olduğunun" belirtilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesindeki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanığın doğuştan mı yoksa sonradan mı işitme kaybına uğradığı, müdafi tayin edilmesi gerekip gerekmediği konusunda rapor alınarak, neticesine göre sanığın savunması alınması yerine, bu husus belirlenmeden mahkumiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması, C. Kabule göre de; 1. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi, 2. TCK'nin 158/1.f-son maddesi uyarınca sanık hakkında belirlenen 3 yıl 6 ay temel hapis cezasına 62. maddeye göre indirim uygulandıktan sonra sonuç hapis cezasının 2 yıl 11 ay olması gerekirken, 2 yıl 9 ay olarak hatalı belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.