Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11870 E. 2025/6462 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11870
Karar No
2025/6462
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1719 E., 2021/1673 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçları işlemediğine, suçlardan kaynaklanan zararı gidermek isteyen sanığa imkân tanınmadığına, somut olayda değer azlığı hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, fiilin tek olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması yerine ayrı ayrı hırsızlık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığına, sanık hakkında beraat ve lehe hükümlerin uygulanması kararı verilmesi gerektiğinin dikkate alınmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanık müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilip hükümler kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11870, K. 2025/6462, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11870-e-2025-6462-k-02ccbd5baf23