Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27257 E. 2025/4513 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27257
Karar No
2025/4513
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3552 E., 2019/848 K. HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunun işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla değişik Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği, buna karşılık muhatabın beyan adresi ile mernis adresinin aynı olması durumunda ise öncelikle şerhsiz tebligatın aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı adrese 21/2. maddesine istinaden doğrudan şerhli tebliğ yapılması gerektiği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince yokluğunda verilen gerekçeli kararın katılan ...'in öncelikle duruşmada belirttiği adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğ edilmesi ile yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen eksiklik giderildikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Bölge Adliye Mahkemesince kurulan 25.03.2019 tarihli mahkumiyet hükmü öncesi İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada davaya katılmayan Bakanlık vekilinin sanık hakkında kurulan hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun 237/2. maddesi gereğince kanun yolu aşamasında da katılma talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından, incelemenin sanığın istinaf başvurusuyla sınırlı yapılıp, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın aynı Kanun'un 307/5. maddesinde açıklanan ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı korunmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararına yönelik vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27257, K. 2025/4513, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27257-e-2025-4513-k-8a1595300d4e