Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11858 E. 2025/7715 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11858
- Karar No
- 2025/7715
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1899 E., 2021/570 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiinin 14.04.2021 tarihinde yüzüne karşı açıklanan karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 22.04.2021 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu ve gerekçeli temyiz sebeplerini bildirmek üzere gerekçeli kararın tarafına tebliğini istediği, gerekçeli kararın, 19.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesini 7 günlük yasal süreden sonra 05.07.2021 tarihinde dosyaya sunduğu, ancak; hükümde 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren 7 günlük süre içerisinde verilmesi gerektiğinin belirtilmediği gibi, bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün geçtikten sonra sunduğu temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin; katılanın beyanlarına itibar edilerek eksik araştırma sonucu hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, kamera kayıtları incelendiğinde katılanın daha önce de benzeri suçlamalarda bulunduğunun tespit edileceğine, hakkında beraat kararı ile lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin; katılanın aşamalarda çelişkiler barındıran anlatımlarına dayanılarak verilen mahkûmiyet kararının haksız olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre katılanın cep telefonunun çalınmasından bahisle hırsızlık suçundan dava açıldığı, katılana ait paranın çalınmasına dair eylem bakımından açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alındığında; dosya içerisindeki 11.03.2018 tarihli Tutanak içeriğine göre; şikâyet üzerinde adresi tespit edilen sanığa konu anlatıldığında suça konu cep telefonunu rızası ile kolluk görevlilerine teslim ederek katılana soruşturma aşamasında iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; zararı tamamen soruşturma aşamasında gideren sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.