Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11838 E. 2025/1792 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11838
- Karar No
- 2025/1792
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1378 E., 2021/1433 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, şikâyetçinin de olayın yanlış anlamadan kaynaklandığını ifade ettiğine ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise şartları oluşmadığından, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2016 tarihli 2015/13-517Esas, 2016/154 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "bir suçun işlenmesinden sonra failin, herhangi bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle, meydana gelen neticeyi ortadan kaldırmaya yönelik davranışlar" etkin pişmanlık olarak tanımlanmış olup, sanığın, suçun işlenmesinden sonra suça konu kombiyi şikâyetçinin de ikametinin bulunduğu aynı bina içerisindeki kapının dışına görünür şekilde bırakması sonucunda, suç saatinden yaklaşık 1 saat sonra yine şikâyetçi tarafından bulunması sebebiyle sanığın suçun işlenmesinden sonraki eyleminin, suçun neticesini ortadan kaldırmaya dönük ve yeterli olduğunun anlaşılması karşısında, istinaf aşamasında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafîi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şırnak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.