Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11131 E. 2025/7890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11131
Karar No
2025/7890
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1365 E., 2021/1761 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2021/1365 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, tek şüphenin gece vakti hırsızlık olayının gerçekleştiği yerde bulunmak olduğu, teşdit uygulanmasının yerinde olmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/604 Esas, 2020/296 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/1371 Esas, 2020/1687 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükmün "TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/1371 Esas, 2020/1687 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/659 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/1365 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11131, K. 2025/7890, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11131-e-2025-7890-k-d9df6bd7eb71